Kütahya, tarımda yüksek katma değerli üretime geçiş hedefi doğrultusunda dikkat çekici bir uluslararası projeye ev sahipliği yapıyor. Kütahya Ticaret Borsası ile Hollanda Büyükelçiliği iş birliğiyle başlatılan “Blueberry / Yaban Mersini Yetiştiriciliği” projesi; teknoloji transferi, ihracat, sözleşmeli üretim ve modern tarım uygulamalarını kapsayan geniş ölçekli bir dönüşüm modeli sunuyor.
Kütahya’da gerçekleştirilen “Yaban Mersini Yetiştiriciliği Eğitimi ve Uluslararası İş Birliği Buluşması”nda kamu temsilcileri, yatırımcılar, üreticiler ve Hollandalı sektör uzmanları bir araya geldi. Toplantıda blueberry üretiminin yalnızca alternatif bir tarım ürünü değil, aynı zamanda yüksek gelir potansiyeli taşıyan stratejik bir yatırım modeli olduğu vurgulandı.
Program kapsamında Hollandalı uzmanlar tarafından üreticilere modern yetiştiricilik teknikleri, doğru çeşit seçimi, sulama yönetimi, iklim ve toprak optimizasyonu, kontrollü üretim sistemleri, hasat sonrası depolama ve ihracata uygun kalite standartları konusunda eğitimler verildi. Böylece Hollanda’nın ileri tarım teknolojilerinin Kütahya’ya adapte edilmesi hedefleniyor.
Yetkililer, dünyanın en büyük ikinci tarım ihracatçısı olan Hollanda’nın başarısının arkasında teknoloji, planlama, lojistik, soğuk zincir ve örgütlü üretim sisteminin bulunduğunu belirterek, Türkiye’nin üretim gücüyle bu deneyimin birleşmesinin büyük ekonomik fırsatlar yaratabileceğini ifade etti.
Necati Gültekin, projenin uzun süredir planlandığını belirterek, Hollandalı yetkililerin Kütahya’nın tarımsal potansiyeline olumlu yaklaştığını söyledi. Gültekin, iş birliğinin yalnızca üretim değil aynı zamanda bilgi ve teknoloji paylaşımı açısından da büyük önem taşıdığını ifade etti.
Nafi Güral ise blueberry yatırımının sadece ekonomik değil, kırsal kalkınma ve sürdürülebilir üretim açısından da stratejik bir proje olduğunu belirtti. Güral, teknoloji destekli ve ihracat odaklı yeni bir tarım vizyonunun Kütahya’ya kazandırılmasının hedeflendiğini vurguladı.
Musa Işın da kentte yaklaşık 306 bin hektarlık tarım arazisi bulunduğunu belirterek, bölgenin iklim yapısının blueberry üretimi için uygun olduğunu söyledi. Yüksek katma değerli tarım ürünlerinin kırsal kalkınma açısından büyük önem taşıdığına dikkat çeken Işın, yatırım süreçlerinde gerekli desteğin verileceğini açıkladı.
Toplantıda yalnızca eğitim süreçleri değil, ticari iş birlikleri de gündeme geldi. Hollandalı firmalar ile üreticiler arasında yapılan B2B görüşmelerde; fide tedariki, teknik ekipman, üretim altyapısı, lojistik zinciri, paketleme sistemleri ve Avrupa’ya ihracat modelleri üzerine temaslar gerçekleştirildi.
Projede öne çıkan başlıklardan biri de sözleşmeli üretim modeli oldu. Hollandalı firmaların üreticiye fide, teknik danışmanlık ve satın alma garantisi sunduğu sistemin Türkiye’de de uygulanabileceği belirtilirken, bunun üreticiler için önemli bir güven ortamı oluşturacağı ifade edildi.
Uzmanlar ayrıca saksılı üretim sistemlerinin küçük ve parçalı arazilerde bile yüksek verim sağlayabileceğini belirtti. Bu model sayesinde hastalık durumunda bitkilerin kolayca değiştirilebilmesi ve üretim riskinin azaltılması hedefleniyor.
Kadın kooperatiflerinin projeye dahil edilmesi de toplantının önemli gündem maddeleri arasında yer aldı. Kadınların üretim süreçlerinde daha aktif rol alması ve kırsal ekonomiye daha güçlü katılım sağlaması için yeni çalışmalar yapılacağı belirtildi.
Yetkililere göre Kütahya’daki tarım arazilerinin yalnızca yüzde 1’lik bölümünün blueberry üretimine ayrılması durumunda bile yüz milyonlarca euroluk ekonomik hacim oluşabilir. Modern sera yatırımları, kontrollü üretim alanları ve uygulamalı eğitim merkezleriyle Kütahya’nın önümüzdeki dönemde Türkiye’nin en önemli blueberry üretim merkezlerinden biri haline gelmesi hedefleniyor.
Uzmanlar, Türkiye’nin erkenci ve geç çeşit avantajı sayesinde dünya blueberry pazarında güçlü bir konuma ulaşabileceğini ve önümüzdeki 3 ila 5 yıl içinde dünyanın en büyük ilk 10 üretici ülkesi arasına girme potansiyeline sahip olduğunu değerlendiriyor.