Ramazan’ın bereketini sadece sofradaki tabak sayısıyla değil, o tabakların dünyaya bıraktığı izle ölçtüğümüz bir akşam hayal edin. Geçtiğimiz günlerde Metro Türkiye ve şef Özge Şahin, tam da bu felsefeyi Gastronometro’da kurdukları büyüleyici bir iftar sofrasıyla taçlandırdı.

Atıksız Mutfak Bir Tercih Değil, Gelecek Projesidir
Sofranın ardındaki isim, mutfaktaki sıfır atık yaklaşımıyla dünyaya ilham veren ve Geleceğin Mutfağı kitabıyla Gourmand World Cookbook Awards’tan dünya birinciliğiyle dönen Şef Özge Şahin. Gastronometro’nun Yönetici Eğitmen Şefi Murat İlke Özipek ve ekibiyle aylar süren bir hazırlığın meyvesi olan bu menü, bize çok basit ama güçlü bir şeyi hatırlattı: “Gerçek bereket, gıdaya saygı duyduğumuzda başlar.”

Metro Türkiye Satış Gücü Grup Müdürü Ali Tavaslıoğlu’nun da belirttiği gibi; milyonlarca insanın açlıkla mücadele ettiği bir dünyada tonlarca gıdanın çöpe gitmesi kabul edilemez. İşte bu yüzden Metro, sadece bir market değil, şeflere ve sektöre “israfı değil, sorumluluğu büyütmeyi” öğreten bir rehber rolünü üstleniyor.

Tadı Damağımızda, Hikayesi Zihnimizde Kalan Menü
Bu iftarda her malzemenin potansiyeli son damlasına kadar kullanıldı. Peki, bir şefin yaratıcılığı atıkla birleşince ortaya neler çıktı? İşte gecenin yıldızları:
• Nohut Kabuğu Çıtırı ile Kimyonlu Nohut Aşı: Hepimizin ayıklayıp attığı o kabuklar, çorbaya imza bir dokunuş katan kıtır bir lezzete dönüştü.
• Orman Meyveli Pazı Sarılı Enginar Dolması: Pazı saplarının yoğurtlu bir tabana, yapraklarının ise meyve soslu bir dolmaya dönüştüğü o an, “mutfakta imkansız yok” dedirtti.
• İsli Patates Püreli Kuzu Tandır: Burada kahraman patatesin kendisi değil, kabuklarıydı! Kabukların isli bir pürede yarattığı derinlik şaşırtıcıydı.
• Kahve Posalı Vanilyalı Dondurma ve Nar Kabuklu Sumak Şerbeti: Tatlıdan içeceğe kadar her şeyin “ileri dönüştürülebileceğinin” en tatlı kanıtı.

Oburist Notu:
Metro Türkiye’nin coğrafi işaret tescilli ürünleriyle zenginleşen bu sofra, bize gösterdi ki sürdürülebilir mutfak sadece teknik bir mesele değil; bir vicdan ve yaratıcılık meselesi. Bir dahaki sefere patatesleri soyarken veya kahve demlerken o “atıkları” çöpe atmadan önce iki kez düşünün. Çünkü mutfaktaki küçük bir tercih, tabağın yarınını gerçekten değiştirebilir.