Dünyaca ünlü MICHELIN Rehberi, sadece lezzetleriyle değil, konumlandıkları sıra dışı mekanlarla da unutulmaz bir gastronomi deneyimi sunan 15 özel restoranı derledi. Okyanus tabanından Eyfel Kulesi’nin tepesine, tarihi tapınaklardan tren vagonlarına uzanan bu adresler, akşam yemeğini tematik ve görsel bir şölene dönüştürüyor.
Avrupa
Under (Lindesnes, Norveç): Kuzey Denizi’nin 5,5 metre altında yer alan yapı, Avrupa’nın ilk ve dünyanın en büyük su altı restoranı olma özelliğini taşıyor. 11 metrelik panoramik camı deniz yaşamını gözler önüne sererken, tek MICHELIN yıldızlı menüsünde taze deniz ürünleri başı çekiyor.

- Alchemist (Kopenhag, Danimarka): Yemeği sanat, bilim ve toplumsal mesajlarla harmanlayan deneysel bir mekan. Gezegen evi kubbesinden steril ameliyathane konseptli odalara uzanan etaplarda iklim değişikliği ve etik gibi temalar işleniyor.
- Eatrenalin (Rust, Almanya): Gelecek temalı bu konseptte konuklar, hareket eden “yüzen koltuklar” üzerinde farklı tematik odaları dolaşıyor. Her odada atmosfere uygun gastronomik tadımlar ve içecekler sunuluyor.
- ice Q (Sölden, Avusturya): Ötztal Alpleri’nde 3.000 metre yükseklikte konumlanan bu cam küp, James Bond filmi Spectre’nin de çekim mekanları arasında yer alıyor.

- Locanda Don Serafino (Ragusa, İtalya): Sicilya’nın tarihi bölgesi Ibla’da, bir mağaranın içine oyularak inşa edilen tek MICHELIN yıldızlı restoran, otantik atmosferi şık bir servis anlayışıyla buluşturuyor.
- Aponiente (Endülüs, İspanya): 19. yüzyıldan kalma bir su değirmeninde ve bataklık alanın ortasında yer alan restoranda, deniz planktonları ve deniz tahılları gibi yenilikçi malzemelerle hazırlanan özel tadım menüleri sunuluyor.
Enigma (Barselona, İspanya): Şef Albert Adrià’nın füzyon mutfağını sergilediği mekanda, bulutları andıran tavanlar ve sıvı azotlu sunumlarla futuristik bir atmosfer yaratılıyor.

- Canfranc Express (Aragon, İspanya): 1928 yapımı tarihi bir tren istasyonundaki restore edilmiş vintage vagonda hizmet veren mekan, sadece üç masalık kapasitesiyle nostaljik bir gastronomi yolculuğu vaat ediyor.
- Casa de Chá da Boa Nova (Porto, Portekiz): Okyanus kayalıklarının üzerine kurulu ve ulusal anıt statüsündeki binada yer alan restoran, dev camları açılarak Atlantik dalgalarının sesi eşliğinde 21 çeşide varan deniz ürünleri menüsü sunuyor.
- Le Jules Verne (Paris, Fransa): Eyfel Kulesi’nin 2. katında, 115 metre yükseklikte hizmet veren iki MICHELIN yıldızlı restoran, Şef Frédéric Anton imzalı sezonluk Fransız mutfağını eşsiz bir Paris manzarasıyla buluşturuyor.

Kuzey Amerika
- Nōksu (New York, ABD): Herald Square metro istasyonunun altında, şifreli bir kapının arkasında gizlenen Kore odaklı deniz ürünleri restoranı, siyah mermer tezgahı ve 1980’ler müzikleri eşliğinde servis yapmaktadır.
Asya
- Born (Singapur): 1903 yapımı tarihi bir çekçek (rickshaw) garında yer alan mekan, yüksek cam çatısı ve iç mekandaki asılı heykelleriyle dikkat çekiyor.

- Tin Lung Heen (Hong Kong): Ritz-Carlton’ın 102. katında yer alan mekan, Victoria Limanı manzarasına karşı geleneksel Kanton mutfağının en seçkin örneklerini sunuyor.
- Shigetsu (Kyoto, Japonya): UNESCO Dünya Mirası listesindeki Tenryu-ji tapınağının içinde yer alan restoran, Budist geleneklerine uygun minimalist ve vejetaryen (shojin ryori) bir mutfak kültürünü yaşatıyor.
- Yong (Guangzhou, Çin): Dongshankou bölgesindeki tarihi bir taş binada hizmet veren mekan, müze niteliğindeki porselen koleksiyonları ve geleneksel Siçuan mutfağıyla öne çıkıyor.
- Potong (Bangkok, Tayland): Çin Mahallesi’nde 100 yıllık eski bir eczane binasının 5 kata yayılan restorasyonundan doğan mekan, tarihi dokuyu koruyan çatı katı barı ve hikaye anlatımlı tadım menüsüyle dikkat çekiyor.






İlk yorum yapan siz olun