Güney Afrika’nın şarap tarihinde uzun süredir yer alan Sémillon Gris, uluslararası alanda yeni bir statü kazandı. Sémillon’un pembe kabuklu bir mutasyonu olan çeşit, ağustos ayında Uluslararası Bağ ve Şarap Örgütü (OIV) tarafından ayrı bir üzüm çeşidi olarak sertifikalandırıldı.
Bu gelişme, Güney Afrika bağlarında yüzyıllardır bulunan ancak bugüne kadar resmi olarak ayrı bir çeşit kabul edilmeyen Sémillon Gris için önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Güney Afrika’ya 17. yüzyılda geldiği düşünülüyor
Wines of South Africa ABD ülke müdürü Jim Clarke’a göre Sémillon, Afrikaans dilindeki adıyla “Groendruif”, Güney Afrika’ya ulaşan ilk üzüm çeşitlerinden biri olabilir.

Çeşidin Avrupa’dan Güney Afrika’ya ilk çeliklerle birlikte 1655 civarında geldiği tahmin ediliyor. Bu tarih doğruysa, ülkede 1659’da yapılan ilk şarabın harmanında da Sémillon bulunmuş olabileceği belirtiliyor.
Sémillon, özellikle Cape bölgesinde yaygınlaşırken 19. yüzyılda ekim alanı daha da genişledi. 1820’lere ait bir belgede, üzümün Güney Afrika’daki bağların yüzde 90’ından fazlasında yetiştirildiğinin aktarıldığı belirtiliyor.
Sémillon Gris neden şimdi tanındı?
Sémillon Gris’in hikâyesini belgelemek, üzümün geçirdiği mutasyonun doğası nedeniyle uzun yıllar kolay olmadı.
Pembe kabuklu taneler aynı asmanın üzerinde düzensiz biçimde ortaya çıkabiliyor. Bazı salkımlarda beyaz ve pembe taneler bir arada bulunurken, bazı asmalar bir yıl Sémillon Gris, başka bir yıl ise geleneksel beyaz Sémillon üretebiliyor.
Bu değişken yapı, Sémillon Gris’in genetik ve tarihsel olarak ayrı bir çeşit olduğunun ortaya konmasını zorlaştırdı. OIV’nin resmi tanımasıyla birlikte çeşit artık uluslararası ölçekte ayrı bir kimliğe sahip.
Turuncu şaraplarda farklı bir karakter sunuyor
Sémillon Gris’ten üretilen şarapların karakteri, üretim yöntemine göre değişiyor. Güney Afrika’daki Mullineux ve Thorne & Daughters gibi üreticiler şimdiden çeşitten tek bağ veya tek çeşit şaraplar üretiyor.

Özellikle kabuk temasıyla yapılan üretimler, üzümün pembe kabuklarından yararlanarak daha yoğun dokulu ve turuncu tonlara sahip şaraplar ortaya çıkarıyor.
Jim Clarke, hassas ve düşük ekstraksiyonlu üretimde Sémillon Gris ile Sémillon Blanc arasındaki farkın oldukça sınırlı olabileceğini belirtiyor. Daha uzun kabuk teması ve ekstraksiyon ise kırmızı meyve aromalarının yanı sıra Sémillon’a özgü kuru ve mumsu dokuyu daha belirgin hale getiriyor.
Yeni dikimler için “ana blok” oluşturuldu
Çeşidin geleceği açısından önemli adımlardan biri de Güney Afrika’nın Swartland bölgesindeki Mullineux’s Roundstone Estate’te atıldı.
Burada Sémillon Gris için hastalıktan ari ve genetik olarak doğru örneklerden oluşan bir “mother block” (ana blok) oluşturuldu. 2022’de dikilen bağ, 1960’larda kurulmuş ve Sémillon ile Sémillon Gris mutasyonunu birlikte barındıran eski bir bağdan alınan çeliklerle oluşturuldu.
Bu ana blok, önümüzdeki dönemde yeni Sémillon Gris bağlarının kurulması için çoğaltma materyali sağlayacak. Ancak üretim materyalinin sınırlı olması nedeniyle çeşidin yaygınlaşmasının zaman alacağı belirtiliyor.
Şarap listelerinde daha sık görülebilir
OIV tarafından tanınması, Sémillon Gris’in restoran, perakende ve şarap dünyasındaki görünürlüğünü artırabilir.
Şarap profesyonelleri özellikle pembe kabuk yapısının, günümüzde ilgi gören turuncu ve kabuk temasıyla üretilen şarap stilleri için doğal bir avantaj sunduğunu belirtiyor.
Yeni dikimlerin artmasıyla birlikte Sémillon Gris’ten üretilen şarapların önümüzdeki yıllarda daha fazla şarap listesinde ve perakende rafında yer alması bekleniyor.






İlk yorum yapan siz olun