Estonya’da her yaz, özel bahçeler, garajlar ve hatta üçüncü kat pencereleri ülke genelinde kapılarını dışarıya açan geçici kafelere dönüşüyor.
BBC’den Hillary Millán’ın kaleme aldığı habere göre; ülkenin dört bir yanında Nisan ve Eylül ayları arasında düzenlenen bu etkinlikler, “Kodukohvikute Päev” (Ev Kafeleri Günü) olarak adlandırılıyor. Her yıl 150’den fazla noktada gerçekleşen bu festival havasındaki günlerde yerel halk; ev yapımı geleneksel çorbalardan, dondurmaya ve el yapımı hamur işlerine kadar kendi hazırladıkları lezzetleri ziyaretçilere sunuyor.
Bir Ada Geleneğinden Ulusal Fenomene
Ev kafeleri geleneği ilk olarak 2007 yılında, Estonya’nın ikinci büyük adası olan Hiiumaa’da başladı. Ziyaretçi sezonunu uzatmak amacıyla ortaya atılan fikir, kısa sürede tüm ülkeye yayıldı.
Kökleri, 19. yüzyılda adadaki fabrika çalışanlarının kahve içme alışkanlığına ve adalıların deniz kazalarında karaya vuran yabancılara yardım etme kültürüne dayanan bu gelenek, bugün binlerce insanı bir araya getiriyor.
Bahçeler, Garajlar ve Camdan Sarkan Kovalar
Estonya genelinde bu etkinlik çok farklı şekillerde insanların karşısına çıkıyor:
- Kehra Kasabası: Yerellerden Heiki Kalvik, arka bahçesine kurduğu koca bir çadırda misafirlerine geleneksel seljanka çorbası ve ev yapımı turşular ikram ediyor.
- Tartu: Yapay zeka sektöründe çalışan Inga Kulmoja, bahçesiz ahşap evinin 3. katındaki penceresinden aşağı sarkıttığı iki kovayla (biri dondurma, diğeri nakit para için) kendi ürettiği dondurmaları satıyor.
- Kalamaja: Ukrayna’dan Estonya’ya taşınan aileler, komşularının desteğiyle bahçelerinde asırlık aile tarifleri olan varenyky (mantı) ve ısırgan otlu yeşil borş çorbası servis ederek mahalle kültürüne dahil oluyor.
Kapalı Kapıların Ardındaki Ev Yaşamı
Sosyal yapısı gereği mahremiyete önem veren ve kapalı bir toplum olarak bilinen Estonyalılar için bu günlerin anlamı büyük. Etkinlik organizatörlerinden Katrin Aedma bu durumu şöyle özetliyor:
“Bahçelerimizin içini görmek pek mümkün değildir, genelde kapalıdırlar. Ancak bu özel günde insanımız hem kapılarını hem de kalplerini dışarıya açıyor.”
Sadece nakit paranın geçtiği, menülerin el yazısıyla kağıtlara yazıldığı bu samimi etkinlikler; turistlere ve yerellere sıradan Estonya yaşamının içine adım atma imkanı sunuyor.






İlk yorum yapan siz olun