MICHELIN Rehberi; Tokyo, New York, Paris ve Kopenhag gibi hayat pahalılığının yüksek olduğu dünya metropollerinde servet harcamadan üst düzey lezzetler sunan bütçe dostu restoranları listeledi. Rehber müfettişlerinin seçtiği mekanlar, geleneksel reçetelerden yenilikçi sokak yemeklerine kadar geniş bir yelpazede yüksek kaliteli içerikleri erişilebilir fiyatlarla sunuyor.
İşte dünyanın en pahalı 8 şehrinde cebi yormadan gurme bir deneyim yaşatan adresler:
1. Tokyo
Chukasoba Ginza Hachigou (Chuo-ku): Fransız mutfağı geçmişi olan şefin elinden çıkan bu ramen, konsome usulü hazırlanan et suyu ve kaz ciğeri (foie gras) ile trüf mantarı dolgulu wonton’larıyla fark yaratıyor.
Onigiri Asakusa Yadoroku (Taito-ku): 1954’ten beri hizmet veren Tokyo’nun en eski onigiri dükkânı. El yapımı pirinç topları ve çıtır nori yapraklarıyla hazırlanan geleneksel bir lezzet durağı.

2. Singapur
Xiangyee (Killiney Road): Hunan mutfağının otantik tatlarını sunan mekânda; turşulanmış biberli buğulama balık ve tütsülenmiş şarküteri ürünleri öne çıkıyor.
King of Laksa (Aljunied Avenue 2): Singapur’un simge lezzeti Laksa çorbasını daha hafif, hindistan cevizi sütlü ve taze pişirilmiş porsiyonlarla uygun fiyata sunuyor.

3. Hong Kong
Sister Wah (Tin Hau): 10’dan fazla baharatla ağır ağır pişirilen dana eti çorbaları ve el yapımı mantılarıyla ünlü, sadece 6 masası olan ikonik bir aile işletmesi.
Lau Sum Kee (Fuk Wing Street): Hamurunu hâlâ geleneksel bambu çubuklarıyla yoğuran üçüncü kuşak mekan; karides yumurtalı ve dana etli erişteleriyle dikkat çekiyor.

4. Şanghay
He Shan Mian Jia (Jing’an): Taze hazırlanan balık çorbalı erişteleri ve deniz mahsullü soslarıyla Şanghay usulü noodle konseptini erişilebilir kılıyor.

Ren He Guan (Xuhui): 1930’ların atmosferini yaşatan mekân, şefin kendi çiftliğinden gelen taze yengeç etli pilavı ve kırmızı pişirme usulü et yemekleriyle tanınıyor.
5. New York
Yemenat (Brooklyn): Yemen mutfağının zengin baharatlı kuzu yemekleri (lamb burma) ve fırından yeni çıkmış dev rashoosh ekmekleriyle paylaşmalı akşam yemekleri için ideal.

Hyderabadi Zaiqa (Hell’s Kitchen): Eski fine-dining şefi Mohammad Tarique Khan’ın açtığı bu mütevazı mekân, 15 farklı keçi ve tavuklu biryani çeşidi sunuyor.
6. Paris
Lissit (11. Bölge): Şef Claire Grumellon’un elinden çıkan terinler, pate’ler ve özellikle armutlu, kan sosisli (boudin noir) Tarte Tatin ile modern Fransız bistro kültürünü yansıtıyor.
À L’Improviste (17. Bölge): Özgürlük Heykeli mimarlarının zamanında öğle yemeği yediği tarihi binada, geleneksel günlük bistro menüleri servis ediliyor.

7. Londra
Palomar (Soho): Kudüs mutfağının ateş üstünde pişen etlerini, taze kubaneh ekmeklerini ve zengin meze çeşitlerini hareketli bir bar tezgahında sunuyor.

Calong (Hackney): Şef Joo Won’un Fransız teknikleriyle harmanladığı Kore lezzetleri; özellikle çıtır Kore tavuğu ve fırınlanmış morina balığı ile öne çıkıyor.
8. Kopenhag
Botschaft (Nørrebro): Kopenhag’da nadir bulunan Alman ve Avusturya ev yemeklerini (Gulaş, Maultaschen, Kaiserschmarrn) geniş bir şarap seçkisiyle sunuyor.
Norrlyst (Indre By): Öğlen geleneksel Danimarka açık sandviçi (smörrebrød), akşam ise mevsimlik ürünlerle hazırlanan 4 aşamalı tadım menüsüyle şehir merkezinde kaliteli ve uygun bir alternatif.







İlk yorum yapan siz olun