New York’ta Fransız mutfağına yönelik ilgi yeniden güçlenirken, Manhattan önümüzdeki aylarda açılacak yeni restoranlarla yeni bir gastronomi dalgasına hazırlanıyor. Klasik Fransız bistro anlayışı; daha rahat atmosfer, modern yorumlar ve erişilebilir fiyatlarla yeniden şehirde öne çıkıyor.
Fransız mutfağının New York gastronomi kültüründeki güçlü konumu yeni yatırımlarla daha da pekişiyor. Önümüzdeki ay Tribeca’dan Upper West Side’a kadar Manhattan’ın farklı bölgelerinde Fransız mutfağı odaklı yeni restoranların kapılarını açması bekleniyor.
Bu hareketliliğin dikkat çeken örneklerinden biri, Michelin yıldızlı şef Philippe Orrico’nun Washington Square Park yakınlarında açtığı Le Sixth. Yaz döneminde deneme servisine başlayan restoranın resmi açılışının eylül ayında, New York Moda Haftası döneminde yapılması planlanıyor.
Orrico, Fransız restoranlarının yükselişini klasik fine dining anlayışından uzaklaşan tüketici tercihleriyle ilişkilendiriyor. Şefe göre Fransız mutfağı, geleneksel lüks restoranların resmiyetinden uzaklaşırken sofistike yemek deneyimini koruyabiliyor.
Le Sixth’in menüsünde Dover sole, fırında tavuk, steak frites, Comté peynirli ve yaz trüflü ravioli gibi klasik Fransız mutfağından ilham alan yemekler bulunuyor. Restoran sonbaharda Fransız brunch konseptini de devreye alacak.

Daniel Boulud’dan 25. restoran
Manhattan’daki Fransız restoran hareketliliğinin en önemli isimlerinden biri ise Daniel Boulud. Ünlü şef, Lincoln Center’ın karşısında gelecek ay Brasserie Boulud’u açmaya hazırlanıyor.
Bu restoran Boulud’un kariyerindeki 25. restoran olacak. 10 bin metrekarelik alanda hizmet verecek Brasserie Boulud; sabah kahvesi ve kruvasandan öğle ve akşam yemeklerine, gösteri sonrası kokteyllere kadar günün farklı saatlerine hitap edecek şekilde tasarlanıyor.
Restoranın bulunduğu alan daha önce Boulud Sud, Epicerie Boulud ve Bar Boulud gibi markalara ev sahipliği yapmıştı.
Boulud, klasik bistro anlayışının uzun süredir ortadan kalkmadığını ancak son dönemde güçlü bir geri dönüş yaşadığını belirtiyor. Bu durum, New York’ta gastronominin yalnızca lüks restoranlar üzerinden şekillenmediğini, daha rahat ve sosyal yemek deneyimlerinin de yeniden önem kazandığını gösteriyor.
McNally ailesinin yeni restoranı Tribeca’da
Fransız restoranlarının yeni dalgasına genç bir isim de katılıyor. Ünlü restoran işletmecisi Keith McNally’nin 23 yaşındaki oğlu George McNally, Tribeca’da Faux adlı ilk restoranını açmaya hazırlanıyor.
İki katlı restoran, Fransız esintili bir brasserie ve gece geç saatlere kadar açık bir mekan olarak konumlandırılıyor. Faux’un mutfağından Eleven Madison Park geçmişi bulunan Kristina Ramos sorumlu olacak.
Menüde steak frites, burger ve midye gibi klasik seçeneklerin yanı sıra Marsilya’nın kıyı mutfağından esinlenen yemekler yer alacak. Proje, Keith McNally’nin Balthazar, Pastis ve Minetta Tavern gibi New York gastronomisinin önemli markalarını yaratmasının ardından aile geleneğinin yeni kuşağa taşınması açısından da dikkat çekiyor.
Fransız mutfağı Akdeniz dokunuşlarıyla buluşuyor
Catch Hospitality Group da New York’taki Fransız restoran yatırımlarına katılan şirketler arasında. Grup, Bleecker Street’te daha önce Saint Theo’s’un bulunduğu noktada Cafe Charmant’ı açacak.
Fransız mutfağını kıyı dokunuşlarıyla yorumlayacak restoranın menüsünde salata niçoise ve steak frites gibi klasiklerin yanı sıra deniz tarağı makarnası, ördek frites ve shrimp Polynesian gibi daha modern seçenekler bulunacak.
Restoranın bar programında ise Fransız ve Akdeniz esintili kokteyller öne çıkacak.

New York’ta gastronomi yatırımları çeşitleniyor
Manhattan’daki hareketlilik yalnızca Fransız mutfağıyla sınırlı değil. Soho’daki Broome Restaurant and Bar da kısa süre önce deneme servisine başladı. Yeni sahiplik dönemine giren otelin restoranında Fransız teknikleriyle Akdeniz ve modern Amerikan mutfağını birleştiren bir menü sunuluyor.
Öte yandan Miami merkezli Akdeniz restoran grubu Motek de New York’taki büyümesini hızlandırıyor. Şirket, NoMad bölgesinde Yalla Motek adlı yeni bir hızlı-servis konsepti açmaya hazırlanıyor. İlk restoranın ardından New York genelinde çok sayıda yeni şube açılması planlanıyor.
Brooklyn’de ise Confidant restoranının sahipleri, mekanın hemen yanında Frenzie adlı bir şarap barı açtı. Şarap, kokteyl ve ekşi mayalı pizzanın öne çıktığı mekan, gece geç saatlere kadar hizmet veriyor.
Soho’da mayıs ayında açılan üç katlı Selene de bölgedeki gastronomi hareketliliğinin bir başka örneği. Yunan mutfağını modern bir atmosferle birleştiren restoran, geniş oturma alanları, terası ve Ege esintili tasarımıyla dikkat çekiyor.
Bistro kültürü yeniden merkezde
Manhattan’daki yeni restoran yatırımlarının ortak noktası, gastronomik kalite ile daha rahat ve sosyal deneyimi bir araya getirmeleri.
Fransız mutfağı özelinde ise klasik bistro kültürünün yeniden yükselişi dikkat çekiyor. Steak frites, kruvasan, tartar ve deniz ürünleri gibi geleneksel yemekler modern sunumlarla yeniden yorumlanırken restoranlar yalnızca akşam yemeğine değil, kahvaltı, brunch, öğle yemeği ve gece geç saatlere kadar uzanan daha geniş bir tüketim alışkanlığına göre tasarlanıyor.
Bu tablo, New York gastronomi pazarında lüks restoran anlayışının yanında “ulaşılabilir lüks” ve mahalle restoranı konseptlerinin de güç kazandığına işaret ediyor. Manhattan’ın farklı bölgelerinde peş peşe açılacak yeni mekanlar, Fransız mutfağının şehirdeki etkisini yeniden artırırken, restoran sektöründeki yatırım iştahının da devam ettiğini gösteriyor.



İlk yorum yapan siz olun